Deus Ex: Human Revolution oyunu Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 133
ZayıfEn iyi 
Administrator tarafından yazıldı   
Pazartesi, 12 Eylül 2011 13:43

http://www.dlcoyun.com/wp-content/uploads/2011/05/Deus-Ex-Human-Revolution.jpg

Yeni Deus Ex oyunu Human Revolution elbette eski iki oyuna oranla çok büyük değişikliklere ve yeniliklere sahip. İlk Deus Ex oyunundan öncesinde geçen hikayede o zamanlara nasıl gelindiğini Adam Jensen’ın gözünden anlatıyor. Özellikle oynanış şeklindeki seçim şansı oyuncuların bir anlamda kendi stillerini oyuna yansıtmalarını sağlıyor. Peki, bakalım Deus Ex: Human Revolution bizlere eski bireni kapılarını açacak mı?

İşte Deus Ex: Human Revolution da böyle bir dünyada geçiyor. Yıl 2027 yani ilk Deus Ex oyunundan 25 sene öncesi. Zaten oyunun hikayesindeki esas amaç ilk oyundaki dünyaya nasıl gelindiğini anlatmak. Nanoteknolojik augmented’lar daha yeni yeni geliştirilmeye başlanmış, biyomekanikal augmentation’lar ise en üst seviyede. Bu sektörün en güçlü şirketi ise bir anlamda bu teknolojinin yaratıcısı Sarif Industries.
Sarif şu an için bu pazarın önde gelen şirketlerinden ve biz, yani Adam Jensen, ise belki bu şirketteki en önemli pozisyona sahibiz, güvenlik şefi. Sonuçta bilginin esas güç olduğu bir zamanda artık para, altın, vs. gibi eşyaların önemi ikinci planda kalıyor, özellikle de büyük şirketler için. Çünkü bilgiye, daha çok bilgiye sahip olan kişi bütün gücü eline alabiliyor.




Neredeydik nereye geldik?

1905 yılında ilk başarılı kornea nakli Eduard Zrim tarafından gerçekleştirildi. 1954’te Joseph Murray ilk başarılı böbrek naklini başardı. 1966’da pankreas, 67’de karaciğer ve kalp nakilleri yapıldı. 1998’de Fransa’da ilk el nakli gerçekleşti. 2005’te kısmi yüz nakli yapılırken 2008’de ilk nakil yumurtalıktan doğan bebek dünyaya geldi. 2010’da Dr. Joan Pere Barret ve ekibi tam yüz naklini ilk defa gerçekleştirdi.
Teknolojinin hızla ilerlediğini görmek artık gözden kaçacak bir durum değil. Bize sunduğu yenilikler o kadar hayran bırakıcıki bazen insanları korkuttuğu bile oluyor. Artık sadece telefonumuzu havaya tutarak bir uçağın sefer numarası, hızı, yüksekliği gibi verileri öğrenebiliyorsunuz. Bozuk gözlerinizi yeni doğmuş bebek gibi sağlıklı hale getirebiliyorsunuz. Belki hala kansere çözüm bulunamadı ancak kopan veya kollar yerine üstün teknoloji el ve ayaklar takabiliyorsunuz. Artık her yerden herkese ulaşmanız mümkün ve bunun için en ufak bir bile yeterli oluyor. Bir de bunlara augmented reality dediğimiz yeni teknolojiyi de eklediğinde olay ufukları aşıyor resmen.

 

Ellerim ayaklarım, kırıldı parmaklarım
İşte Deus Ex: Human Revolution da böyle bir dünyada geçiyor. Yıl 2027 yani ilk Deus Ex oyunundan 25 sene öncesi. Zaten oyunun hikayesindeki esas amaç ilk oyundaki dünyaya nasıl gelindiğini anlatmak. Nanoteknolojik augmented’lar daha yeni yeni geliştirilmeye başlanmış, biyomekanikal augmentation’lar ise en üst seviyede. Bu sektörün en güçlü şirketi ise bir anlamda bu teknolojinin yaratıcısı Sarif Industries.
Sarif şu an için bu pazarın önde gelen şirketlerinden ve biz, yani Adam Jensen, ise belki bu şirketteki en önemli pozisyona sahibiz, güvenlik şefi. Sonuçta bilginin esas güç olduğu bir zamanda artık para, altın, vs. gibi eşyaların önemi ikinci planda kalıyor, özellikle de büyük şirketler için. Çünkü bilgiye, daha çok bilgiye sahip olan kişi bütün gücü eline alabiliyor.

Adam ile oyuna başladığımızda Sarif’e bir saldırı gerçekleştiriliyor ve Adam ölümcül derecede yaralanıyor. Normalde hayatta kalmak için hiçbir şansı olmayan Adam’ın yardımına augmentation teknolojisi yetişiyor ve Adam’ın birçok yeri bu parçalar ile değiştiriliyor. Geriye ona bunu yapanları bulmak kalıyor.

Hikaye içerisinde biraz Blade Runner biraz Cyberpunk havası bulmamız mümkün. Şunu söylemeliyim ki oyun düşük grafik kalitesinde dahi atmosferi çok iyi yansıtıyor. Karanlık bir geleceğin içerisinde ilerleyen hikayede aslında teknolojinin her zaman için insanlık yararına olmadığını, bazen de sadece birkaç insanların yararına olduğunu gösteriyor. Artan bağımlılık olayları, güvenlik adı altında getirilmiş kısıtlamalar ve sefilliğin hüküm sürdüğü yerler oyunun atmosferini daha da karanlık bir hale sokuyor.



Yine yeniden yollara düşmek
Aylardır yaptığımız Deus Ex haberlerinde öne çıkan bir nokta var; oynanıştaki seçim özgürlüğü. Bildiğiniz gibi oyun sizlere dört farklı türde ilerleme imkanı sağlıyor ve siz de oynayış tarzınıza göre bu yöntem veya yöntemleri kullanıyorsunuz. Combat yöntemi ile vurdulu kırdılı bir oyun oynarken, stealth ile ninjavari bir şekilde ilerliyorsunuz. Social’da insanların vücut dillerini okuyor akıllarına girip jedi mind trick’ler kullanırken Hacking yönteminde ise bir McGayver edası ile ortalıkta dolaşıyorsunuz. Elbette her görev tek bir yöntemle çözülmüyor aslına bakarsanız başından sonuna kadar gizlilik veya hacking gibi yolları kullanacağınız bölümler çok ender. Zaten amaç da bu; siz kendi stilinizle oynayın, başarısız olursanız devamında diğer yolları deneyin. Örneğin bir alamı devre dışı bırakırken başarısız olur ve sistemi aktif ederseniz bu sefer etrafa doluşan adamların arasından yılan misali süzülerek geçin, o da mı olmadı o zaman bileğe kuvvet.

Tabi ki bunların hepsini Allah vergisi yetenekleriniz ile yapmıyorsunuz. Sonuçta size eklenen o implantlar tarla ekesiniz diye verilmedi. Zamanla bu implantları oynayış sisteminize göre geliştirip kendi bildiğiniz yolda daha emin adımlarla ilerliyorsunuz. Ve şunu söylemeliyim ki her yeni implantıın etkisini doğrudan hissediyorsunuz.

Örneğin sosyal yetenek arttıran implantı eklediğinizde Augmentation teknolojisi size, karşınızdaki kişinin ses tonundan ve kullandığı cümlelerden nasıl bir kişilik tipi olduğunu belirtiyor. Alfa, omega ve beta’dan oluşan bu üç tip için kullanılacak cevaplar farklı. Örneğin Alfa’lar övülmekten hoşlanırken, omegalara kafa tutmanız gerekebiliyor. Üstelik social kısmın en güzel yanı da çok üst seviye bir İngilizce istemiyor olması. Oyun size karşınızdakinin nasıl bir insan türü olduğunu (omega, alfa, beta) belirtiyor ve aşağıda farklı yanıt seçenekleri bulunuyor bu seçeneklerin üzerine geldiğinizde ise türlerin buna nasıl tepki vereceğini açıklıyor. Dolayısı ile dikkat etmeniz gereken şey karşınızdaki adamın kişilik türü ve aşağıdaki seçeneklerden hangisinin size uygun olduğun bulmak. Öte yandan aldığınız Cloaking implantı sayesinde bir süreliğine tamamen görünmez oluyorsunuz ve bu şekilde daha rahat bir şekilde düşmanlarınız arasından geçip gidebiliyorsunuz. Bunun gibi daha pek çok implant seviyesini arttırarak kuvvet, gizlilik, yüksekten zarar görmeden atlama, vs. gibi özellikler kazanıyorsunuz.

Oyunlari indir Bedava Oyunu indir
 
SEO by Artio